Kayıtlar

Gilles Deleuze'ün "Spinoza: Pratik Felsefe" Eserinin Özeti I Öznur Sadıkoğlu Aytar

Resim
Gilles Deleuze, Spinoza ve felsefesini konu aldığı bu eserini 1970 yılında kaleme almıştır. Kitap, toplam altı bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm ; Spinoza’nın Hayatı, ikinci bölüm ; Etika ‘nın Bir Ahlaktan Farklılığı Üzerine, üçüncü bölüm ; Kötülük Mektupları, dördüncü bölüm ; Etika Temel Kavramlar Dizimi, beşinci bölüm ; Spinoza’ nın Evrimi, altıncı bölüm ; Spinoza ve biz. Çalışmanın daha iyi anlaşılması için eserin özetini biz de bölümler şeklinde ele alacağız  [1] BİRİNCİ BÖLÜM: Bu bölümde Deleuze, Spinoza özelinde "Filozof nedir?" sorusuna cevap aramakta ve çeşitli tanımlar yapılmaktadır. Spinoza’nın felsefesini daha iyi ortaya koymak adına doğa dediği kavramın ne olduğuna yönelik bir açıklama yapılmıştır. Doğa sanılanın aksine ihtiyaç odaklı, araçlara ve amaçlara bağlı bir yaşam şekli değil, üretmek ve üretkenlikten alınan güçle sebeplere ve sonuçlara göre yaşanan bir hayat tarzıdır. Bu hayat tarzı içerisinde olmazsa olmaz kavramlar mevcuttur; tevazu, yoksulluk,...

Arkhe Nedir? I Ragıp Sefa Sarı

Resim
Yazımızda, felsefe sözlüğü çalışması çerçevesinde sınırlı kalarak felsefe tarihi açısından gökyüzüne ve yeryüzüne bakışın anlamını yeniden kuran, mitolojik olan dışında açıklama bulma çabasını ifade eden Arkhe kavramına değineceğiz. Anahtar Kelimeler: Arkhe, Cevher,  Töz, Doğa Felsefesi Etimoloji Grekçe kökenli bir terim olan Arkhe , sözlük  anlamı olarak başlangıç, ilk, ilke, temel ilke, köken, egemenlik veya buyruk anlamlarına gelir . Felsefe tarihinde (özellikle Doğa Felsefesi/Sokrates öncesi dönemde) arkhe , varlığın ana maddesini ve evrenin ilk ilkesini tanımlamak için kullanılmıştır. K avramın sözlükte öne çıkan temel boyutları şu şekildedir: Kronolojik/Zaman Bakımından İlk: Her şeyin kendisinden çıktığı, zaman bakımından ilk olan başlangıç noktası. Maddi/Tözsel İlke: Bütün varlıkların kendisinden türediği ve yok olduklarında yine kendisine dönecekleri temel cevher (ana madde/ materia prima ). Düzenleyici/Yönetici İlke: Varolanların sadece kaynağı değil, aynı za...

Evrim Yanlış mı Anlaşıldı? Vahiy, Bilim ve Kesinlik I Hamza Andreas Tzortzis

Resim
Yazarın Notu: Bu makalenin amacı evrimle ilgili bilimi reddetmek değildir. Amacı, bilimsel yöntem ve bilim felsefesi hakkında düşünceyi uyandırmaktır. “Bilimsel sorularda bin kişinin otoritesi, tek bir bireyin mütevazi akıl yürütmesi etmez." — Galileo Galilei (1564–1642) Geçtiğimiz birkaç on yılda bilim, evrim ve bunun İlahi vahiy ile uyumluluğu hakkında büyüyen bir söylem  var.  Bu söylem şu şekilde özetlenebilir: Evrim teorisi bilimsel bir olgu olarak ilan  edilmiştir,  bu nedenle belirli bir vahiy metnine, mesela Kuran’a inanan kişi, evrimi kutsal kitabı ile uzlaştırmalıdır. Uzlaşma için bir umut yoksa, bunun üç ana sonucu vardır: dini metin  atılır,  evrimden vazgeçilir veya gelecekte dini metin ve evrimin daha iyi anlaşılması umut  edilir.  Ancak, bu büyüyen tartışmada gizli bir öncül  var.  Bu öncül; bilimin kesinlik ürettiği, evrimin olgu olduğu ve bilimin, gerçek iddiaları ilan etmenin veya doğrulamanın tek yolu  olduğudu...