Kayıtlar

Mantık ve Matematik etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Hiçlikten Yaratılış ve Hudus Delili I Hasan Kandemir

Resim
  Felsefe literatüründe çokça tartışılan yoktan yaratma kuramı ve ona dair yapılan eleştirilere dair bir değerlendirmenin yerinde olacağını düşünüyorum. Bu konuyu Tanrı’nın varlığı, evrenin ortaya çıkması veya yaratılması, modern fiziğin verileri göz önüne alındığında hangi argümanların daha geçerli olup olmadığına dair tartışmalarda görmekteyiz. Öne sürülmekte olan Creatio ex nihilo (hiçlikten yaratılış) tezinin imkansızlığı iddiasının Hudus Delili üzerinden ve Klasik Kelam literatürü açısından ele alacağız. Öncelikle hudus delilinin kelam literatüründeki formuna bakalım. 1. Her hadisin hudus bulması için bir sebep lazımdır.  – Sonradan var olan her şeyin bir nedeni vardır. 2. Alem hadistir.  – Evren sonradan var olmuştur. S. O halde hudusunun bir sebebi olması lazımdır.   – Evrenin bir nedeni vardır. Jonathan David Garner, ‘’ Hiçlikten Yaratılış ve Kelam Kozmolojik Argüman ’’ (Çev. Taner Beyter) başlıklı yazısında birkaç maddede hudus delilini eleştirm...

William Lane Craig ve Kelam Kozmolojisi Bağlamında Ardışık Eklemeli Argüman I John Danaher

Resim
  KKA’ya [1] aşina olanlar, ikinci önermesinin aşağıdaki gibi olduğunu bileceklerdir: (KKA2) Evren var olmaya başlamıştır. Ayrıca Craig’in argümanın bu önermesini dört ayrı alt argümanla desteklediğini de bileceklerdir; bunlardan ikisi gerçek bir sonsuz fikrine karşı “apriori” argümanlar, diğer ikisi ise mevcut bilimsel teorilere dayanan “aposteriori” argümanlardır. Bu bilimsel teorileri tartışmak çok eğlenceli olsa da, bunlar sadece bir yan gösteridir(veya daha az önemli olan yan argümanlardır). Craig’in kendisi de öncül (2) için birincil gerekçenin “apriori” argümanlardan geldiğini kabul etmektedir. Bu iki argümanın farklı hedefleri vardır. İlki, gerçek bir sonsuzun varlığının imkânını hedef alır (yani gerçek bir sonsuzun var olamayacağını söyler). İkincisi ise gerçek bir sonsuzun ardışık toplama yoluyla oluşturulma imkânını hedef alır. İlk argümanı daha önce Hedrick’in Hilbert’in Oteli Argümanına getirdiği eleştiriyi tartışırken ele almıştım [2] . Bu yazıda ikinci argümana odak...

Teistik Bir Din Olarak İslam İnancının Tutarlılığı I Musa Yanık

Resim
  Giriş Teizm, her şeyi bilen, her şeye gücü yeten, her yerde hazır bulunan ve sonsuz olan bir varlığa duyulan inançtır. Bu yönüyle Yahudilik, Hristiyanlık, İslam ve bazı Asya dinleri, teistik inançlardır. Teistik bir din olarak İslam’ın Tanrı tasavvuru, O’nun bir ve tek olduğunu, kimseye muhtaç olmadığını, hiçbir şeyin O’nun dengi olamayacağını (doğurmamıştır) ve hiçbir varlık tarafından meydana getirilmediğini ifade eder. İslam teizmine inanan kişiler, kendilerini Müslüman olarak nitelendirir ve en azından prensipte, ilahi birlik (tevhid) ve Muhammed’in peygamberliği (nübüvvet) konusunda hemfikir olurlar. İslam teizminin kutsal kitabı olan Kur’an’ın yorumlanması konusunda, kendilerini Müslüman olarak gören farklı gruplar (Sünni, Şii, Sufi, vb.) mevcuttur, ancak tüm temel farklılıklarına rağmen bu gurupların birçoğu eşit derecede Müslümandır (bu sonuç, onların hepsinin İslam konusundaki yorumlarının doğru olduğu anlamını gerektirmez). Bu yazı içerisinde, herhangi bir Müslüman mezh...

Matematik ve Mantık Felsefesi I Naomi Zack

Resim
  19. yüzyılda filozoflar niçin matematiğe, geometriye ve mantığa ilgi duydular? Filozoflar bu konularla her zaman ilgilenmişlerdir ama 19.yüzyılda bilim ve teknoloji, önceki dönemlerden daha da fazla yeniliğe sahne oldu. Dünyada meydana gelen değişmeler yükseköğrenimi güçlendirici bir etki yarattı ve filozoflar bilim dallarında, matematikte yeni araştırmalara ilgi gösterdiler. Mantık Aristoteles'ten beri felsefi bir konu olagelmişti, bu yüzden de yeni mantık biçimleri, kendi mantıkçı olmayan birçok filozofun ilgisini çekti. 19. y ü zyılda matematik ve mantık felsefesiyle ilgili hangi ilerlemeler kaydedildi? 19.yüzyılda olasılıkla ilgili mantıksal bir teori savunuldu, Öklid dışı geometri keşfedildi, bilimsel birincil ilkelerin nesnelliği ve zorunlu doğruluğu sorgulandı. Yeni bir mantıksal yazım sistemi geliştirildi ve matematiğin mantığa indirgenebilme olasılığı ortaya atıldı. Pierre-Simon Laplace kimdi? Pierre-Simon Laplace (1749-1827) olasılığa ilişkin klasik teorinin ne olması g...

Hatalı Akıl Yürütmelere Bir Giriş: Dawkins'in Tanrı Yanılgısı Kitabı I Alper Bilgili

Resim
  Özet “Kitabı, konuya dair ciddi bilgisi olmayan ama aptal da olmayan bir okuyucu kitlesi farz ederek yazdım”, bu söz biyolojiyi popüler hale getirmesiyle tanıdığımız Richard Dawkins’e ait Gen Bencildir kitabından. Fakat Dawkins, okuyucusu hakkındaki fikrini değiştirmiş olacak ki Tanrı Yanılgısı adlı bir diğer kitabını çeşitli mantık hatalarıyla bezemekten geri durmamış. Dawkins’in karşıt görüşleri yanlış temsil edişi, argümanlardan ziyade şahısları hedef alan tarzı kitap boyunca rastladığımız hatalarından yalnızca ikisi. Tüm bu mantık hataları ideolojik şartlanmaların hatalı akıl yürütmelere sebebiyet verebileceğini ve dünyaca ünlü bir bilim insanını dahi vasat bir propagandacıya çevirebileceğini bize gösteriyor. Bu yazımızın amacı, zayıf akıl yürütmeye örnek teşkil eden bu mantık hatalarını ortaya çıkarmak ve bunun yanı sıra ileride yapılacak daha iyi ve daha bereketli tartışmalara bir katkı sunmaktır. Anahtar Sözcükler: Tanrı Yanılgısı, mantık hataları, kozmik çaydanlık 1. G...

Kendi Kendinin Nedeni Olan Bir Evrene İlişkin Kozmolojik Argüman I Quentin Smith

Resim
  Giriş: ‘’Kendi Kendine nedeni olan’’ İfadesinin Anlamı Evrenin ,sonlu ya da sonsuz, kendi kendine neden olduğu sonucu için tartışmak niyetindeyim. Bir kimse, ‘’Evren Kendi kendinin nedenidir’’ ifadesi tutarsız olduğu için böyle bir argümanın başarılı olamayacağını söyleyebilir. Bu iddianın, bir bireyin (Ç.N: Küme olmayan varlıkların) -evrenin- aynı bireyin (Ç.N: Kendisinin) var olmasına neden olması olarak anlaşıldığında tutarsız olduğunu kabul ediyorum. Hiçbir birey, kendi kendini meydana getiremez çünkü hiçbir birey (zaten) var olmadığı sürece hiçbir şeyi meydana getiremez. Bu makalede ‘’Kendi kendinin nedeni olan’’ derken bahsettiğim şey, belirli bir tür parçaların bütününün var olduğu -yani- her bir bireyin dizide, kendinden önceki birey tarafından kaynaklandığı, farklı bireylerin maddi ve nedensel dizisidir. Kendi kendinin nedeni olan derken bahsettiğim şey (a) evren parçalardan oluşan bir bütündür ,özellikle, her parçanın ya da durumun bir birey olduğu evrenin durumlarının ...